Mitolojide Siyasal Düzenin İzleri

Yunan mitolojisindeki 12 Olimpos tanrısı, insan yaşamının farklı alanlarına rehberlik eden figürler olarak görülür. Savaş, bereket, bilgelik, aşk, deniz, tarım, orman ve hayvancılık, yeraltı gibi alanlar, her biri ayrı bir tanrının, otorite-güç kaynağının uygulama sahasıdır. Bu çok tanrılı düzen olarak bilinmektedir.

Bu açıdan bakıldığında tanrılar, doğa güçlerini değil, toplumsal işlevleri temsil eden sembolik varlıklardır. İnsan toplumu kendini tanrılar üzerinden örgütlemiş, kamusal birlik ihtiyacını mitolojiye yansıtmıştır.

Tanrılar Birer “Bakan” Olarak Zeus, Başkan; göğün ve düzenin hâkimi, nihai otorite. Athena: Bilgelik ve strateji bakanı. Ares: Savaş bakanı. Demeter: Tarım ve gıda bakanı. Poseidon: Denizler ve ulaşım bakanı. Hades: Yeraltı ve adaletin gölgeli yüzü. Afrodit:Kültür ve toplum bakanı, sevgi ve bağları düzenleyen. Artemis: Orman ve hayvanlar, Hermes: Haberleşme ve ticaret bakanı. Hepaistos: Sanayi bakanı

Bu durum mitolojinin insanın düşüncesi, inancı ve siyasal organizasyon ihtiyacının sembolik ifadesi olduğunun göstergesidir

Burada kritik soru şudur: Bu düzen niçin kurulmuştur?

Amaç, birlik ve beraberlik ruhunun oluşumu olduğunda bu birliğin kamusal yansıması yani toplumun bütününün çıkarı gözetildiğinde, tanrılar (güçler) arası işbölümü, uyum ve düzen yaratmasıdır. Zeus’un otoritesi, Athena’nın bilgelikle, Demeter’in bereketle, Hermes’in ticaretle uyumlu çalışması toplumdaki stikrarı geliştirir ve yürütür..

Toplumsal birliği oluşturan güç odaklarının kendi güçlerini öne çıkartmaları düzenin bozularak dağılmayı getirir.

Mitolojideki tanrı kavgaları, aslında bireysel çıkarın kamusal birlik karşısındaki yıkıcı gücünü sembolize eder.

Yunan mitolojisinde “tanrı” kavramı, gerçekte bir sistem kurgusudur. İnsanın yaşamın her alanına bir sorumlu atayarak düzenin devamını sağlamaya çalışmasıdır.

İlk dönemde doğanın kişileştirilmiş suretleri olan tanrılar toplumun kendi siyasal düzenini yansıtan figürlere evrilmiştir.

Günümüz siyasi idarenin Uluslararası kabul edilmesini sağlayan baş tanrı Anayasadır. Yasama yargı ve yürütme organlarının ayrı güçleri olarak anayasanın uygulamasıdır.

Bu bağlamda kurulu güçler ayrılığı gücün adil dağılımını ve yaşamasını sağlar. Kamu adına da basın bu işleyişi gözetler ve denetler.

Bu güç olmadığında ve yasaya uyulmadığında o idarede kaos oluşur. Bu kaos da toplumsal yaşama sirayet eder.

Bu düzen demokratik seçim ile işler. Aksi takdirde demokraside asıl olan bireyler tümü temsil yetkisinde olmadığında bu yönetim demokrasi değil otokrasiye dönüşür.

Yayınlayan

ahmet_beyazlar

Ahmet Beyazlar, Anadolu’nun kültürel mirası, arkeolojik zenginlikleri ve mitolojik geçmişi üzerine disiplinlerarası çalışmalarıyla tanınan bağımsız bir araştırmacı ve arkeologdur. 2001 yılından bu yana Gaziantep, Kilis ve Kahramanmaraş’ta yürüttüğü saha arkeolojisi, mozaik restorasyonu ve kültürel miras koruma projeleriyle öne çıkmıştır. Erken Hristiyanlık, Orta Asya-Türk mitolojisi, antik Anadolu doğa kültleri, dinler tarihi ve sembolizm konularında yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Çalışmaları, Göbeklitepe’den Bizans dönemine uzanan geniş bir tarihsel yelpazede; arkeolojik veri, mitopoetik anlatım ve felsefi analizleri harmanlayarak kültürler arası köprüler kurmayı amaçlar. --- 2. Key Areas of Expertise (Uzmanlık Alanları) Archaeology and Mosaic Conservation (Arkeoloji ve Mozaik Restorasyonu) Anatolian Mythology and Nature Cults (Anadolu Mitolojisi ve Doğa Kültleri) Early Christianity and History of Religions (Erken Hristiyanlık ve Dinler Tarihi) Cultural Heritage Preservation and Museology (Kültürel Miras Koruma ve Müzecilik) Central Asian Turkic Belief Systems (Orta Asya Türk İnanç Sistemleri) Mythopoetic and Philosophical Analysis (Mitopoetik ve Felsefi Analiz) Field Archaeology and Site Documentation (Saha Arkeolojisi ve Alan Belgelenmesi) Ancient Settlement and Art History (Antik Yerleşim ve Sanat Tarihi)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir