İnan-Emin

İnanmak neye olursa olsun düşüncenin ilk doğuşudur. İnsanın bir fikri, bir hakikati ya da bir anlamı kabul etmesidir. Ama bu kabul ediş kalıptan kalıba geçerek vücut buluş değil henüz zihnindedir.
Bu, bir yerde “belki doğrudur veya değildir” şüphesi der gibi bir iç sezgi hâlidir. İnanmak bir yerde düşüncenin tohumudur. Birey burada hangi yönü beslerse o yönde var oluşun içindedir.

Bu nedenle inanmak henüz iman etmek-eminlik değildir. İçinde hâlâ gölge, kuşku, sınama halindedir.

Bu yüzden inan’a neye ve hangi yönlü olursa olsun düşüncenin oluşum ve uyanış evresi denebilir.

İman, düşüncenin kalbe yerleşmesi ve söz olarak dile gelmesi, yani bedenleşip bilimselliğe dönüşmesidir. Varoluş içinde yeni bir bakış açısı ile var olmaktır.

İman, inanın-düşüncenin kalpte ve eylemde köklenmesi, bedenleşmesi, zahirde vücut bulmasıdır.

İmanla birlikte düşünce de bilinçten ruha geçer. Bu bağlamda tüm varlık bu bilinçle canlanarak yeniden vücut bulur.

Bu bilinç henüz dışa taşmamıştır. O, toprak altındaki kök gibidir. Büyür, derinleşir, besler -beslenir. Ona sahip olanla varoluşun safhalarını yaşayarak görülür, bilinir olur.

Emin olmak, emin etmektir. Varlığın Düşünceye dönüşmesi düşüncenin de bireyin bedeninde kök salarak varlığını ona teslim edip emniyet bulmasıdır. Burada artık kişi veya varlık yoktur. Neticede birey artık korkmaz, savunmaz, ispatlama gereği duymadan yaşar.

Emin, inandığını yaşayan insandır. İçindeki inanç fikir olmaktan çıkıp yaşamın kendi olmuştur.

Bu, geçmişi ve geleceği olmayan, eskimeyen bir yaşamdır. Artık o emanetin teslim edildiği, emanete sevgi ile hizmet eden Muhammedün emin’dir.

İnsan ona inanmak ve ona layık düşünce ve eylemlerle; onun açtığı yolda yürüyüp onun ışığını rehber edinmekle var olur.

Yayınlayan

ahmet_beyazlar

Ahmet Beyazlar, Anadolu’nun kültürel mirası, arkeolojik zenginlikleri ve mitolojik geçmişi üzerine disiplinlerarası çalışmalarıyla tanınan bağımsız bir araştırmacı ve arkeologdur. 2001 yılından bu yana Gaziantep, Kilis ve Kahramanmaraş’ta yürüttüğü saha arkeolojisi, mozaik restorasyonu ve kültürel miras koruma projeleriyle öne çıkmıştır. Erken Hristiyanlık, Orta Asya-Türk mitolojisi, antik Anadolu doğa kültleri, dinler tarihi ve sembolizm konularında yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Çalışmaları, Göbeklitepe’den Bizans dönemine uzanan geniş bir tarihsel yelpazede; arkeolojik veri, mitopoetik anlatım ve felsefi analizleri harmanlayarak kültürler arası köprüler kurmayı amaçlar. --- 2. Key Areas of Expertise (Uzmanlık Alanları) Archaeology and Mosaic Conservation (Arkeoloji ve Mozaik Restorasyonu) Anatolian Mythology and Nature Cults (Anadolu Mitolojisi ve Doğa Kültleri) Early Christianity and History of Religions (Erken Hristiyanlık ve Dinler Tarihi) Cultural Heritage Preservation and Museology (Kültürel Miras Koruma ve Müzecilik) Central Asian Turkic Belief Systems (Orta Asya Türk İnanç Sistemleri) Mythopoetic and Philosophical Analysis (Mitopoetik ve Felsefi Analiz) Field Archaeology and Site Documentation (Saha Arkeolojisi ve Alan Belgelenmesi) Ancient Settlement and Art History (Antik Yerleşim ve Sanat Tarihi)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir