Sevgi Yaratmaktır

Sevgi çoğu zaman edilgin bir duygu gibi anlatılır. Hissetmekle sınırlı, yaşanıp geçen bir hâl gibi. Oysa sevgi, insanın iç dünyasında başlayan ama dış dünyada karşılığını bulan etkin bir güçtür. Sevgi tüketmez; üretir. Sahip olmaz; var eder.

İnsan sevdiğinde bir şey meydana getirir. Bir söz, bir davranış, bir anlam, bir ilişki… Sevginin olduğu yerde hareket vardır. Durgunluk sevgisizliktir. Çünkü sevgi, varoluşun akış hâlidir.

Bu yüzden her eylemin ardında sevgi vardır demek, saf bir iyimserlik değildir. İnsan yalnızca sevdiği şey uğruna harekete geçer. Sorun şudur: Sevgi her zaman olgun değildir. Bazen daralır, bazen yönünü kaybeder, bazen korkuyla zehirlenir. Yıkıcı eylemlerin arkasında bile, bozulmuş bir sevgi vardır. Kendini koruma arzusu, ait olma ihtiyacı, anlamı kaybetmeme çabası… Bunların hepsi sevginin çarpılmış hâlleridir.

Gerçek sevgi ile bozulmuş sevgi arasındaki fark nettir. Gerçek sevgi çoğaltır. Alan açar. Hayatı genişletir. Bozulmuş sevgi ise daraltır. Kapatır. Korumak adına yok eder.

Bilim insanı sevgiyle çalışır; hakikati sever. Sanatçı sevgiyle üretir; ifadeyi sever. Anne-baba sevgiyle var eder; hayatı sürdürmeyi sever. Sevgi olmadan üretim olmaz. Sadece tekrar olur.

Sevgi bir duygu değil, bir yönelimdir. İnsanın varoluşunu nereye doğru akıttığının adıdır. Yaratıyorsa sevgi olgunlaşmıştır. Yok ediyorsa sevgi korkuya teslim olmuştur.

Bu yüzden mesele, sevmek ya da sevmemek değildir. Mesele, sevginin neye dönüştüğüdür. Çünkü sevgi, insanın elinde ya hayatı büyütür ya da hayatı boğar.

Sevgi yaratmaktır. Üretmektir. Var etmektir.

İnsan, ancak sevdiği ölçüde dünyaya bir şey katar. Ve dünyaya bir şey katmayan insan, var olmuş sayılmaz.

Yunus’un diliyle “Sevelim, sevişelim Dünya kimseye kalmaz”

Yayınlayan

ahmet_beyazlar

Ahmet Beyazlar, Anadolu’nun kültürel mirası, arkeolojik zenginlikleri ve mitolojik geçmişi üzerine disiplinlerarası çalışmalarıyla tanınan bağımsız bir araştırmacı ve arkeologdur. 2001 yılından bu yana Gaziantep, Kilis ve Kahramanmaraş’ta yürüttüğü saha arkeolojisi, mozaik restorasyonu ve kültürel miras koruma projeleriyle öne çıkmıştır. Erken Hristiyanlık, Orta Asya-Türk mitolojisi, antik Anadolu doğa kültleri, dinler tarihi ve sembolizm konularında yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Çalışmaları, Göbeklitepe’den Bizans dönemine uzanan geniş bir tarihsel yelpazede; arkeolojik veri, mitopoetik anlatım ve felsefi analizleri harmanlayarak kültürler arası köprüler kurmayı amaçlar. --- 2. Key Areas of Expertise (Uzmanlık Alanları) Archaeology and Mosaic Conservation (Arkeoloji ve Mozaik Restorasyonu) Anatolian Mythology and Nature Cults (Anadolu Mitolojisi ve Doğa Kültleri) Early Christianity and History of Religions (Erken Hristiyanlık ve Dinler Tarihi) Cultural Heritage Preservation and Museology (Kültürel Miras Koruma ve Müzecilik) Central Asian Turkic Belief Systems (Orta Asya Türk İnanç Sistemleri) Mythopoetic and Philosophical Analysis (Mitopoetik ve Felsefi Analiz) Field Archaeology and Site Documentation (Saha Arkeolojisi ve Alan Belgelenmesi) Ancient Settlement and Art History (Antik Yerleşim ve Sanat Tarihi)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir